Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2010 Cuma

Bir Eylül Şiiri


Bir eylül şiiri yazdım 

Sıcak kelimeler saklı
Serin mısralarında.
Bir sonbahar meyvesi gibi
Olgunlaşmış dalında.
Yazdan kalan bir tutam yeşili saklıyor
Sararmış yapraklarında.
Başlı başına bir mevsim gibi

Yaz tadında, bahar adında.
Rüzgarların sesinden
Bir sonbahar türküsü sanki
Yaprak hışırtılarında.








10 Nisan 2010 Cumartesi

Yüzemezken

Bulanık sulara dalmışım
Yüzmeyi bilmezken
Bir batıp bir çıkmışım
Nefesim yetmezken
Tuzlu suları solumuşum
Nefessiz kalmışım.

Denizin dibinde gezinmişim
Bakınmışım çevreye, izlemişim
Etrafımı görmemişim
Gözsüz kalmışım.

Hissetmemişim denizin dibini
Taşlara basmışım yüzemezken
Ayaklarım hep kesilmiş
Hissiz kalmışım.

Balıklarla konuşmuşum
Sesimi duyan olmamış
Denizanalarına sormuşum
Derdim anlaşılmamış
Sesim ağzımdan hiç çıkmamış
Dilsiz kalmışım.

Duymamışım dalgalanan suları
Dışarıda çırpınan martıları
Beni çağıran çığlıkları
Kulaksız kalmışım.

Bulanık sularda dalmışım uykuya
Dalıp gitmişim bir tatlı rüyaya
Ruhum karışmış tuzlu sulara
Bedensiz kalmışım.

22 Ocak 2009 Perşembe

Yeşildi Daima

Yeşildi daima
Ve iğneydi yaprakları
Batardı yaklaşana
Bir çam ağacıydı adeta

Mağrur dururdu
Ve sağlam tutunurdu toprağa
Dökerdi yapraklarını
Belli etmezdi
Dedim ya
Yeşildi daima
Ancak dikkatli bakanlar görürdü
Döktüğü yaprakları
Ve batardı yalın ayağa

Kesseler acımazdı
Ama ateşe dayanamazdı
Bir kere kırdın mı kalbini
Yanar kül olurdu
Ama yıkılmazdı
Dedim ya
Sağlam tutunurdu toprağa

Her toprakta yaşamazdı
Yaşayamazdı
Gölgesinde küçük çiçekler açardı
Koruyamazdı
Solar giderdiler
Dayanamazdı

Ses etmezdi gövdesini kemirene
Zararsızdı
Ama heybetliydi
Ormanının içinde

Yıkılmadı, kurumadı da
Fakat bir kıvılcıma yenildi
Yandı kül oldu
Karıştı külleri
Tutunduğu toprağa
Mağrur ve heybetli
Bir çam ağacıydı o adeta

21 Ocak 2009 Çarşamba

Ayrılık

Özle beni Ankara
Bir daha dönmeyecek değilim
Kısa bir ayrılık olacak
Kim bilir belki dönmem geri,
Dönemem.
Özle beni Ankara
Ben seni özlermiyim,
Bilemem.
Gri atmosferini,
İçilmeyen sularını,
Buzlanmış topraklarını,
Özlermiyim?
Söz veremem.
Ama sen özle beni.
Buz gibi gecelerinde,
Ellerim cebimde,
Ağzımdan kaçıverirken sıcaklığım,
Seni pek sevmemiş olabilirim.
Puslu sabahlarında,
Bir elimde simit,
Kaymadan yürümeye çalışmayı,
Özlermiyim?
Söz veremem.
Her ihtimale karşı
Özle beni Ankara
Geri dönmeyebilirim.

28 Aralık 2008 Pazar

Büyük

İçimdeki çocuk öldü
Oysa ki daha yeni yağmıştı kar
Üzerine basılmamış o kadar çok yer vardı ki.
Özellikle kaymaya çalışırdı
Buzlara basardı koşarken
Bense düşmemeye çalışır oldum
Aceleyle yürürken
Saatlerce karda oynamaktan
Kıpkırmızı olmuş sırıtan surat,
Yerini soğuktan şikayetçi,
Asık bir yüze bıraktı.
İçimdeki çocuk öldü
Daha kar dolmuş ayakkabılarında
Islanmış çorapları kurumamıştı
Kardanadamı erimemişti henüz.
İçimdeki çocuk öldü
Ve ben büyüdüm
Bir kış akşamında.

28 Eylül 2008 Pazar

Uçurtma

Mavi gökyüzünde
Kırmızı bir noktaya takılıyor gözüm
Rüzgarda çırpınıyor çocukluğum
Ağzımda buruk küp şeker tadı
Dizlerimde yaralar, hafifçe yanan
Aldırmadan çekiyorum ipi
Yüzüm gözüm toz ve toprak
Annemin sesi çalınıyor kulağıma sanki
Duymamazlıktan geliyorum
Kırmızı uçurtmamla meşgulüm
Yanıma gelen topa bile vurmamışım
Bisikletim kimbilir nerede
Benim gözlerim sabitlenmiş gibi
Hala gökyüzünde
Şiddetleniyor rüzgar
Çektikçe çekiyorum ipi
Korkuyorum, kaçacak
Son bir çabayla çekiyorum
İp kopuyor bu sefer
Rüzgarda çırpınıyor çocukluğum
Şeker erimiş ağzımda çoktan
Yaralarım iyileşeli yıllar olmuş
Yanıma gelen topu yolluyorum çocuklara
Rüzgarda çırpınıyor çocukluğum
Gözden kaybolmuş bile artık
Kimbilir hangi ağacın dalına takılacak
Kimbilir bir daha ne zaman hatırlanacak.

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Yabancı

Özlüyordum
Düşünüyordum seni,beni
Yoruluyordum.
Kapanıyordu gözlerim
Kıpkırmızı olmuş
Uyuyamıyordum.
Doluyordu gözlerim
Bilemiyorum
Belki de uykusuzluktan yaşarıyordu
Kapanmıyordu.
Ne sen tanıyordun beni
Ne de ben seni
Görmüş olmam mümkündü
Belki de tanışmıştık çoktan
Bilemiyordum.
Sadece düşünüyordum
Seni,beni.
Yabancıydık birbirimize
Aranıyordum her yerde
Bir gün görürsem diye
Bulamıyordum.
Özlüyordum
Düşünüyordum seni,beni
Yoruluyordum.

12 Şubat 2008 Salı

Mavi 


Ben maviyi çok severim

Sen bilmezsin

Gözlerini getirir aklıma

Biliyorum

Mavi değil ki gözlerin

Ama mavi gökyüzü kadar

Huzur verirler bana

Denizler kadar derinler

Korkuturlar beni

Beni boğabilecek kadar tehlikeliler

Aynı zamanda bir yudum su gibi

Bana hayat verebilecek kadar berraklar

Mavi ay ışığı gibi

Aydınlatırlar karanlığımı

Alırlar beni benden

Ben maviyi çok severim

Sen bilmezsin...

Yeniden

Yazıyorum durmadan
Kelimelere aldırmadan
Anlamlara takılmadan
Kalemim geri döndü kağıtlara

Konuşuyorum düşünmeden
Ağzıma geleni esirgemeden
Düşünmeden,irdelemeden
Kelamım geri döndü dudaklara

Koşuyorum sendelemeden
Kendimi engellemeden
Hiçkimseyle yarışmadan
Deli kanım geri döndü damarlara

Düş görüyorum uyanmadan
Hayal ediyorum sınırlamadan
Korkmadan,saklamadan
Hayallerim geri döndü düşlere

Yaşıyorum bilmeden
Ölümü bile düşünmeden
Hesap vermeden,sorgulanmadan
Umudum geri döndü hayatlara

Sevgili Küllük

Sevgili küllük
Sana anlatıyorum
Çünkü hiç ısınamadım
Ya da hiç cazip gelmedi
Bir günlük
Seninle pek sıkı fıkıyız
Pek çok sefer yanyanayız
Sen şekilden şekile girsende
Hep bir yerde
Bir şekilde
Dertlerimin bir yerinde
Sigaramın ve benim
Dumanımın ve nefesimin
Yanımızda oldun,bilirim
Pek çok arkadaştan sadıksın
Tüm pisliği sen saklarsın
Çoğu zamanda yalnızsın
Kalabalıkların içinde
İnsanların gölgesinde
Sigaraların küllerinde
Saklanırsın
Sevgili küllük
Sen beni çok iyi anlarsın
Üzerinde söndürülmüş
Onca hayat varken
Sen bu yüke
Nasıl katlanırsın
Beni merak etme
Alışmışım bir kere
Bilirsin
Sen bırakamazsın
Bu zıkkım seni bırakır
Hem o da olmasa
Seni kim kullanır...

5 Şubat 2008 Salı

Kar

Tek tük sokak lambaları
Bir de bir kaç pencere ışığı
Işığın altında farkettiğimde
Çocuklar gibi şendim
Dışarıda kar yağdığını
On yaşında bir çocuktum sanki
Tek farkım vardı
Elimdeki keyif sigarası
Uzun uzun izledim bıkmadan
Birer birer düşüşünü izleyecektim
Yapabilsem
Her bir kar tanesinin gökyüzünden
Yüzlerce çocuktan biriydim
Camın kenarında oturmuş
Yılın ilk karını izleyen
Yüzlerce çocuktan biriydim
Yüzünde saf bir gülümsemeyle bekleyen
Her bir kar tanesini izleyen
Kar yağdığında sevinen
Yüzlerce mutlu çocuktan biriydim
Kar yağması için haftalarca
Cam kenarında beklemiş
Şimdi ödülünü alan
Kardan adam yapmak için
Sabahı bekleyen

30 Ocak 2008 Çarşamba

Ah Aşk


Bir yıldızı görebilmek için,

Her geceyi iple çekmekmiş...

Rüzgarı teninde hissedip,

Hiç görememekmiş...

Gözlerini kamaştıran güneşe

Hiç doya doya bakamamakmış...

Karanlığına gömülüp gözlerinin,

Sonsuzluğunda kaybolmakmış...

Derin bir nefes çekmek sigaradan,

Ciğerlerin yanıp tükenene dek,

Dışarı bırakamamakmış dumanı...

Gündüz bile hayallerde gezmekmiş...

Hayallerde bile ölmekmiş hergün...

Ne kadar acı versede düşünmekmiş...

Ne kadar acı versede mutlu olmakmış,

Düşünmekten seni her saat...

Sabahlamakmış hayalinle...

Adına şiirler yazmakmış,

Senin için bir anlamı olmasada...

Yanındayken yapayanlız kalmakmış...

Tutunacak bir dal bulamamakmış,

Kafa üstü düşerken yere...

Ümitsizce çırpınmakmış boğulurken,

Uyuşmuş vücudunla soğuk sularda...

Aşk böyle birşeymiş

Bana öğrettiğin kadarıyla...

28 Ocak 2008 Pazartesi

Yürüyorum Yalnızca

Karanlık
Yürüyorum
Ankara ayazında
Tek başıma
Soğuk değil
Karanlık ürpertiyor
Karanlık değil
Yanlızlığım ürkütüyor beni
Ayırt edemiyorum
Sigaramın dumanı mı
Ağzımdan çıkan
Yoksa soğuğun azizliğimi sadece
Önüme bakmıyorum
Aya bakıyorum yanlızca
Gözlerim yaşardı
Soğuk yüzünden zannımca
Bir nefes daha
Ve ne olduğunu kestiremediğim
Bir duman daha
Çıkıyor ciğerlerimden
Her nefes
Birşeyler götürüyor benden
Hissediyorum
Açıklayamıyorum
Anlatmak istiyorum
Bakıyorum umutsuzca
Biliyorum
Kimse yok yanımda
Bir nefes daha
Ve ruhumdan kopup giden
Bir parça daha
Sigara dumanıyla karışık
Karışıyor havaya
Gözlerim yaşardı
Bu sefer
Sigara dumanından zannımca
Gece sessiz
Bir ses duymak istiyorum
Dinliyorum umutsuzca
Biliyorum
Kimse yok yanımda
Gözlerim yaşardı
Silmiyorum gözyaşlarımı bu sefer
Yürüyorum yalnızca

Küresel Isınıyo Mu Anne?

Oyuncaklarım nerde anne
Trenim,uçurtmam
Kayığım,topacım
Gülücüklerim nerde söyle

Savaşlar bitcek mi anne
İnsanlar nerde
Dışarı çıkıcam
Çocuklar nerde söyle

Pikniğe gidelim mi anne
Ağaçlar nerde
Yerler çok sert bu parkta
Çimenler nerde söyle

Küresel ısınıyo mu anne
Çok susadım
Su istiyorum
Bulutlar nerde söyle

Rüyalarım nerde anne
Bir numara büyük gerçekler
Büyüsemde giyemem
Hayallerim nerde söyle